top of page

Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar

  • Yazarın fotoğrafı: Originn
    Originn
  • 5 gün önce
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 5 gün önce

Eğitimden sanata, gıdadan topluluklara uzanan bir birlikte öğrenme deneyimi


İklim krizi tek bir alana ait değil.

Eğitimi, sanatı, gıdayı, yaratıcılığı ve gündelik yaşamı birlikte etkileyen çok katmanlı bir mesele.


Bu nedenle İzmir’de Climathon tek bir etkinlik olarak değil; farklı hedef kitlelerle, farklı temalar üzerinden ilerleyen bir öğrenme ve eylem süreci olarak ele alıyoruz.


Bugün İzmir’de;

  • okul çağındaki çocuklarla,

  • üniversitelerde gıda, kimya, sanat ve tasarım eğitimi alan gençlerle,

  • gıda ve tarım alanında çalışan topluluklarla

olmak üzere 4 farklı Climathon, eğitim, sanat, gıda ve yaratıcılık temaları etrafında hayata geçti.


Bu Climathon’ların ortak noktası; katılımcılara iklim krizine karşı hazır çözümler sunmak değil, kendi bağlamlarında çözüm üretebilmeleri için bir metodoloji kazandırmak.


Bu yazıda ise, bu sürecin gıda temasındaki Climathon etkinliğine yakından bakıyoruz.


Tarladan Masaya, Masadan Geleceğe | Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar


İzmir Selçuk’ta gerçekleşen Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar etkinliği kapsamında mandalina hasadına katılan gençler ve üreticiler.

Geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleşen Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar, Selçuk’ta Meli'nin Çiftliği'nde bir mandalina bahçesinde başladı. Toprağa basarak, üreticiyle yan yana durarak, dalından mandalina kopararak…


Çünkü gıda sistemleriyle iklim krizi arasındaki ilişkiyi gerçekten anlayabilmenin yolunun, üretimi yerinde görmekten geçtiğine inanıyoruz.



Originn’in Rolü: Metodoloji, Alan Açma ve Güçlendirme


Originn, Climathon etkinliğini 2018’den bu yana küresel ölçekte uygulanan bir metodoloji olarak ele alıyor. Ancak son yıllarda temel niyetimiz; Climathon etkinliğini yalnızca Originn’in düzenlediği bir etkinlik olmaktan çıkarıp, toplulukların kendi meseleleri için birlikte çözüm üretebildiği bir “enabler” yaklaşımına dönüştürmek.


Enable the Enablers | Climate Action projesi de tam olarak bu amaçla kurgulandı.


Bu yaklaşım sayesinde gıda toplulukları;

  • kendi bağlamlarından beslenen sorunları tanımladı,

  • üreticiler, öğrenciler, akademisyenler ve yerel yönetimlerle birlikte çalıştı,

  • kendi meseleleri etrafında çözüm üretmeye başladı.


Bu Climathon; Erasmus+ destekli Enable the Enablers | Climate Action projesi kapsamında, Originn Creative Hub, Veronica ve FEW /4 proje ortaklığıyla, İzmir’deki gıda toplulukları tarafından hayata geçirildi.


Originn Creative Hub ise bu süreçte bir yürütücü olarak değil; Climathon metodolojisini aktaran, toplulukların kendi meseleleri etrafında harekete geçebilmeleri için alan açan ve süreci kolaylaştıran bir rol üstlendi.



Sahada Öğrenmek: Hasat Bir Başlangıçtı


Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar kapsamında gerçekleşen hasat ve ortak çalışma sürecinden bir kare.

Climathon etkinliğinin ilk adımı Selçuk’ta Meli’nin Çiftliği’nde gerçekleşen mandalina hasadıydı.


Katılımcılar sadece hasat yapmadı; ölçeği, gözlemi, çeşitliliği, toprağın dinlenme ihtiyacını, kadim bilgilerin nasıl kaybolduğunu üreticilerle birlikte konuştu.


Gün boyunca aklımızda kalan cümlelerden biri şuydu:

“Gıda topluluklarının ne olduğunu duymuştum ama ne kadar önemli olduğunu bu etkinlikle gerçekten anladım.”Sinem


Sahadan Sesler: Katılımcıların Gözünden


Hasat sırasında yapılan sohbetler, gün ilerledikçe başka sorular açtı.

Dere kenarına dökülen asfaltın yıllardır çiçek açmayan ağaçlarla ilişkisi konuşuldu. Hayvanların serbest dolaşmasının yangın riskini azaltmasına rağmen yasaklı olması üzerine duruldu. Bir noktada mesele yalnızca üretim değil, ölçek meselesine dönüştü.


Küçük ölçekte beklemek, gözlemlemek ve doğanın ritmini takip etmek hâlâ mümkün müydü? Alan büyüdükçe neden gözlem azalıyor, müdahale artıyordu?

Sohbet ilerledikçe başka bir mesele daha görünür oldu: Gençlerle çiftçiler arasındaki bağ giderek zayıflıyor; bununla birlikte bilgi aktarımı da kayboluyordu.


Bir yandan toprağın kendi döngüsü konuşuluyordu. Demir ağaçlarının havadaki azotu toprağa geri kazandırması, otların bazen budanmak yerine toprağı korumak için bırakılması, her “sorunun” aslında hemen müdahale gerektirmeyebileceği…


Belki de en çok tekrar eden kelime şuydu: gözlem.


Her yerin toprağı, suyu, iklimi ve zamanı farklıydı. “Her yerde aynı olur” yaklaşımının hem üreticiye hem toprağa zarar verdiği üzerine düşünüldü.


Ve gün sonunda mesele yeniden gıdaya geldi. Ama bu kez bir ürün olarak değil; üreticiyle tüketici arasında kurulan bir ilişki, bir güven ve bir dayanışma biçimi olarak.


Aynı Masa Etrafında: Çok Paydaşlı Bir Öğrenme Alanı


Öğleden sonra Originn’de gerçekleşen buluşmada; öğrenciler, üreticiler, akademisyenler, belediyeden sürdürülebilirlik ekipleri ve gıda toplulukları bir araya geldi.


O gün kurulan masa, bir yarış alanından çok; birlikte düşünmeye, dinlemeye ve farklı deneyimlerin yan yana gelmesine alan açıyordu.


Kimi zaman üretim konuşuldu, kimi zaman tüketim alışkanlıkları. Bazen yerel bilgi, bazen gençlerin soruları masanın yönünü değiştirdi.


Bugünden geriye baktığımızda, belki de en kıymetli tarafı buydu: aynı meseleye farklı yerlerden bakan insanların birbirini gerçekten duyması.


Originn’de gerçekleşen Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar buluşmasında öğrenciler, üreticiler ve mentorların birlikte çalıştığı an.

Ne Konuştuk, Ne Öğrendik?


Gün boyunca bazı başlıklar tekrar tekrar geri döndü.


Tarımda yalnızca verimin değil, ölçeğin de önemli olduğu…Küçük ölçekte beklemenin, gözlemlemenin ve doğanın ritmini takip etmenin hâlâ mümkün olduğu…Çeşitliliğin yalnızca üretimi değil, dayanıklılığı da güçlendirdiği…

Kadim bilginin aktarılmadığında hızla kaybolduğu, gıdanın ise yalnızca bir ürün değil; güven, ilişki ve dayanışma biçimi olduğu üzerine düşünüldü.

Bu konuşmalar, gün sonunda ortaya çıkan çözüm fikirlerinden daha büyük bıraktı: gıda sistemlerine yeniden nasıl bakabileceğimize dair ortak bir düşünme zemini.


Ardından Kalan Sorular


Aradan geçen zamana rağmen, o günden kalan bazı sorular hâlâ bizimle.


  • Gıdayla kurduğumuz ilişkiyi gerçekten dönüştürebilir miyiz?

  • Üreticiyle tüketici arasındaki mesafeyi yeniden yakınlaştırmak mümkün mü?

  • Yerel bilgi ve kadim pratikler, bugünün krizlerine nasıl cevap verebilir?


Belki de Climathon etkinliğinin en güçlü tarafı buydu: hazır cevaplar vermek yerine, birlikte düşünmeye devam edeceğimiz sorular bırakması. Çünkü topluluklar harekete geçtiğinde, çözüm ihtimali de büyüyor.



Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar kapsamında gerçekleşen hasat ve ortak çalışma sürecinden bir kare.

Yolculuk Devam Ediyor


Climathon İzmir – Gıda, İklim ve Topluluklar, İzmir’de farklı alanlarda devam eden Climathon süreçlerinin yalnızca bir parçasıydı.


Bugün hâlâ; eğitimden sanata, gıdadan yaratıcılığa uzanan farklı topluluklar, kendi meseleleri etrafında bir araya gelmeye devam ediyor.


Originn ise bu süreçte; alan açmaya, metod paylaşmaya ve birlikte öğrenme kültürünü desteklemeye devam ediyor.


Toprağa basarak, birlikte düşünerek ve birlikte güçlenerek… 🌱


EECA 2025 Enablers 

Oya Ayman, Esin Pamuk, Nazey Erdilek


Originn Creative Hub Hakkında

Originn, İzmir’de coworking, hazır ofis, toplantı ve etkinlik alanlarını tek çatı altında buluşturan bir creative hub’dır. Topluluklar, yaratıcı ekipler ve bağımsız üreticiler için birlikte çalışma, öğrenme ve üretim alanları oluşturur.

Yorumlar


bottom of page